Bebe - Siempre Me Quedara (Airin R tarafından)
Emel Mathlouthi - Kelmti Horra ( Clip Officiel ) (Tunisiadignity tarafından)
Öyle bir garipsin ki be ademoğlu ; merhametin her dokunuşta azalıyor .Ne sanıyorsun ki çok mu iyilik yapıyorsun nefes almama izin verdiğini mi sanıyorusn , boğazıni sıkmadım daha mı diyorsun…
Rabbim yarattıklarının merhamet diye adlandırdığı merhametsizliğinden sana sığınırım senin kanatlarına saklanırım sadece .
Kimsesizim ama RABSİZ değilim . Beni ve kardeşlerimi koru ….Yakın zamanda senin o çok sevdiğin o güzel kulunu karşıma çıkar Rabbim .

Üşümek, yalnıztan tek kişilik oyun oynamak.. Korkmak buz gibi suya giysilerle girmek. Herkes uyurken uyuyamak , tuşlara basıp basıp hiç bir sey yapmamak , saatlerce düşünmek bir dakikalık olayları da .
Buz gibi havada camdan dışarı baktı biraz daha ürperdi ışıkları açtı Buzdolabını açtı birkaç şey tırtıkladı . Yataga gitmeden çiçekleri kokladı . Buz gibi(yatak) demin baktığın sokak gibi boş ve soğuk. Büyükkk kocaman karanlık , bomboş mesaj kutusu doldurulamayacak kadar içeriksiz hayattan . Öyle………….

Hiç bir şey eskisi olamaz .Hep o kaldığı yerde kalsaydı kalanlar . Çok güzel değildi , çok da mutlu değildik ama en azından mutluyduk çıkabiliyor ağzımdan. Yıllar düşündürüyor zaten yoruyor .Ne gerek vardı ne ihtiyacın vardı ; biraz kırgınlık biraz soğukluk, biraz sorumsuzluk bunlar iyi geldi mi?
Söylüyorlar eskisi gibi değilsin . Değilim tabi.. İçimdeki silinmiş kullanmış ilkokul defterleri gibi . Sadece anlık hayallerim anlık düşüncelerim var. İlerisi için kelime bulamıyorum inanır mısın kelimelerin anlamlarını dahi unuttum .
Eski inatçılık , savaşmacı ruhum yok küllerimi süpürüyorum .Şu şarkılar boş kumbara dolduramıyorum onları benle. Gerçi boş cüzdan ,boş kumbara, bomboşş kafa sıralı ardına ardına boş bir masada . Masa sahibim tokuşturacak kırık kalp yeter mi?

Çok konuşmamak lazım ya da hep güzel konuşmak.Çok dikkat etmesek de sözler dua oluveriyor . Zira bizi gözetleyeni unuttuğumuz gibi onun bize mükafatlarının da farkına varmıyoruz.
Dua zamanları ayarlamış YARADAN bizim için . O dua saatlerine gelmeye görsün dualar kabul olması anında , fişek hızıyla .Benden demesi dikkat edilesi şeyler ağzımızda dolupta taşanlar

İçi insanın bir anda boşalır mı ?Ne bir sevinç, ne bır umut ,ne bi üzüntü hiçbir sey . Sadece nerden geldiğini nerden başladığını nereye ilerlediğini çaresini bilmediğim ,için, sıkıntısı ki …IKINIRcasına sıkıyorum sıkıyorum kendımı belkı bir anda fırlar dışarı … Ağlayamıyorum, bir anda sorular sorular üşüşüyor saç diplerıme kadar . Zamansız iç sıkıntılarından hastalık gibi grip bır andA çaktırmadan geliyor. Konuşmak istiyorum belkı ama tanıdık bildiğim biiryle.Kimin sesi kimin sözü iyileşecek zar attırıyorum.Konu belli konumlaştırarak somutlaştıracak bir başka zar tutturuyor.Kelimeler o kadar uçucu zehir ki hissiyatlarımın içinde. Her insan gibi her kelimeyi de sevemiyorum artık. Artık diyorum herkes herşey sevilmezmiş . Korkuyorum kısacası yıllar süratli çünkü . farkında olmadan yaşadıklarımın tadını hissedemeyeceğim için .
Ben oraya koymuştum, almışlar, Arasına sıkışık saatlerin.
Çıkarır bakardım kimseler yokken; Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.
Kışken ilkyaz, sularımda açardı; Buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?
Eski defterlerde sararırmış yaprak. Beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.
Bir ışıktı yanardı gecelerde; Akşam, çiçekler uykuya yattı, Sardı karşı kıyıları karanlık
Beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.
Behçet NECATİGİL
sertap erener - iki gözüm (ayhanhami61 tarafından) Allahtan iki gözüm var daha da ağlar ağlardım.
Ninniler……Her duyduğumda bir duruyorum geçmişim , küçüklüğüm , annemin o boğazı kuruyana kadar söyledikleri geliyor. İçteki öfkeyi, siniri atan panzehir.Merhamet , sevginin müziksiz en güzel hali.
13 yaşında dahi anneme sarılıp başımı göğsüne yaslayıp uzun uzun ninni söylettirdiğimi hatırlıyorum.Sanki sanki…………………………………………………….
O ses tüm sıkıntımı giderecekti, hala da o sesi istiyorum ama bulamıyorum.

Her gün yeniden açılıyor yeniden kapanıyoruz. Arkadaşlar , gülmeceler, seçmeli bakışlar , sevmediklerimiz olsa da nefes aldığım , itekleyerek yaşadığım ömrümde ; unutturmuyor , kaybettirmiyor , sevdirmiyor, geri getirmiyor. Ertelettiriyor çalar saat gibi.
Çok sıcak içilen şeyler değil hissettiklerim. Yudum yudum alıyorum. Ne için , hangi şey için ağlasam ona bile karar veremeyecek kadar kararsızım şu aralar . İğneleri sevdiğimden değil ama hep iğneleştiriyorum her an’ımı. Beni Cezalandırıyorum hep mutlu olmayı istediğim anıları yaşayamadığim için .

Bir şeye , birine öyle bağlanmak öyle inanmak istiyorum . Elimde olmadan yakıyor elimde olan herşey . Boşluk , belirsizlik denizinde olimpiyatçı gibi hızlıca yüzüyorum . Nefesim daralıyor ara ara su yutuyorum . Bırakmıyorum ama tutunuyorum neye tutunduğumu bilmeden. Bir akıntı var belki de , içime içime akan.
Durduğum , oturduğum, 5 dakika nefes aldığım her yer hiç bir şey oluyor , gözlerim yine boşluk . Kendime kendim olamıyorum .
Bende öylesine yaşıyorum şimdilik . Ne zamana kadar nereye kadar. Kapılarım açık aldığım kadar soğuk aldım. Hastalandım , Üşüyorum.



